Sosyalist hareketin öncü ismi Sevim Belli aramızdan ayrıldı

Türkiye sosyalist hareketinin öncü isimlerinden, yazar ve çevirmen Sevim Belli, İstanbul’da hayatını kaybetti.

Dostları, Sevim Belli'nin 99. yaşını kutladı
Uzun yıllar boyunca devrimci mücadelenin içinde yer alan ve sosyalizm mücadelesine büyük katkılar sunan Belli’nin vefatı, sevenleri ve mücadele arkadaşları tarafından derin üzüntüyle karşılandı.
Odak Dergisi, Sevim Belli’nin ölüm haberini şu sözlerle duyurdu:
"Fedakarlığı, mücadele azmi, insan sevgisi, umudu ve direngenliği ile bilinen Sevim Belli’nin cenazesi ile ilgili ayrıntılı bilgi verilecektir."
“100 yıllık direniş, 100 yıllık örnek yaşam”
Belli'nin kaybı, sosyalist hareketin farklı kuşaklarından isimler tarafından da büyük üzüntüyle karşılandı. Devrimci mücadeleye kattığı değer ve çevirileriyle birçok insanın yolunu aydınlatan Belli için, sosyalist camiadan isimler veda mesajları paylaştı.
"Eşit patronlar olduk"
Ayşe Durukan, bianet'e verdiği söyleşide dönemine dair kendi tanıklığını çok detaylıca anlatmıştı, söyleşinin bir kısmı şöyle:
Aklıselimin sesiydim, diyorsunuz?
Her şey benim süzgecimden geçer. Hala öyledir. Gerçi bu ayrıcalığı hemen elde etmedim. Bu seviyeye gelinceye kadar kendimi ispat etmem için birkaç yıl gerekti. Mihri Belli patrondu. Şimdi eşit patronlar olduk!!
Kadın erkek eşitliğini sağladınız o zaman aile içinde?
Mihri Belli'yi kadın konusunda iyi yetiştirdim!! Erkekler, kadın erkek eşitliğini anlamıyorlar. Kavramıyorlar. Kadın sorunu esas erkeklerdeki sorundur. Kadın erkek eşitliği, kadına iyi davranmak; hoş tutmak, sevgi göstermek, sosyal anlamda ihanet etmemek, korumak vs. gibi algılanıyor. Halbuki tam öyle değil.
Mihri Belli tanıdığım erkekler içinde kadın meselesini en iyi anlayanlardan biridir. Ama hala benim anladığım kadın erkek eşitliğini kavramada açık verir. Hala öğrenemedin mi, derim. Ama hakkını yemeyeyim. İçtenlikle eşitlikten yanadır.
Bu biraz da sosyalizmin kadın erkek meselesine uzak durmasından; sosyalizmin sınıfa dayalı bir ideoloji olmasından mı kaynaklanıyor?
Bir yerde haklısınız. Ben bile feminizme şüpheli bakardım. Bu yalnız sosyalizmin hatası değildir. Feminizm bir burjuva hareketidir. İlk feministler kariyeristtir. Kadının da ille genel müdür, başbakan olmasını vs. istediler. Kadın erkek eşitliğini ben böyle anlamıyorum.
Bir kadın işçi ile erkek işçi arasında da eşitlik olması gerekir. Bir kadın işçi ile bir başbakan kadın arasında haklar ve saygınlık bakımından eşitlik olmalıdır. Feminist hareket de, işçi sınıfından, işçi kadının haklarından hiç söz edilmedi. Kaldı ki, 8 Mart'ı Amerikan işçileri başlattı. Bir kadın başbakan oldu mu dünyada kadın hakları halledilmiş mi oluyor?
Sosyalistlerin feminist harekete mesafeli durmalarının arkasındaki neden budur. Biraz da bütün meseleler sosyalizm geldikten sonra çözümlenir düşüncesinin yanlışlığı var. Öyle değil. Bugünkü toplumda çözüm yolunda ilerletilebilecek meseleler de sosyalistlerin birinci meselesi olmalıdır. Toplumsal ilerlemeye inanıyorsanız, ilerleme nerdeyse ona katkıda bulunmak zorundasınız.
Kitabınızdan politik mücadeleye çok gönüllü girmediniz gibi bir izlenimi edindim?
"Parti"ye demek istiyorsunuz? Başka bir dünyanın kuruluşuna katkı sunmak her türlü olabilir. Görevdir. Çağrı vardı, kabul etmek gerekiyordu. Ama ağır ve sorumlu bir işti. Politik kariyere çok önem vermiyordum. Doktorluğumu devam ettirebilseydim, bilimsel alanda kariyer yapsaydım, belki daha mutlu olurdum. Ama bu, politik mücadelen zevk almıyordum, politikayı angarya sayıyordum anlamında değil kesinlikle. Bana, önünde Mihri Belli olmasaydı sen başka yerde olurdun diyorlar. Hiç böyle bir tutkum olmadı. Belki de çok gerçekçiydim.
Behice Boran örneği var ama?
Behice Boran 60 yaşlarında lider oldu. Ben çok genç yaşta politikaya girdim. Politik kariyere göre programlanmam için kendimi zorlamam lazımdı. Çok da cazip gelmedi. Daha sonra da kariyerde öne geçmem için Mihri ile yarışmam lazımdı.
Bu da gereksizdi. Her konuda öyleyim; yapılacak şey yapılacaktır. Sen ya da ben. Hiç fark etmez. Varsın şanlar şerefler başkasının olsun. Zaten Belli politik olarak benden daha yetenekliydi. Yazmada çizmede tamam da, Mihri Belli daha atılgandı.
Sizin döneminizde aşk nasıl yaşanıyordu. Bazıları biz aşkı yaşayamadık; mücadele önemliydi, diyor?
Başkaları için bir şey söyleyemem. Aramızda aşık oldu diye ne kimse eleştirilmiş; ne de dışlanmıştır. Olmaz. Mücadele aşka engel değil. Tersine. Ama bu toplumun içinde yaşıyorsunuz. Bir takım önyargılarla, alışkanlıklarla geliyorsunuz. Daha toplumsal-politik bilincini oluşturmadan kadın erkek ilişkisi konusunda tutarlı olamıyor insan.
Devrimci mücadelenin payı var mı bunda?
O da bir aşk. O mücadelede ortaklaşarak yaşanan aşk daha da güzel bence. Mesela, biz hiçbir zaman hücredeki mektuplaşma zamanında olduğu kadar heyecan duymadık. Zannediyorum.
Söyleşinin tamamını buradan okuyabilirsiniz.

Sevim Belli kimdir?
(EMK)