Auschwitz’teki Nazi evi, nefretle mücadele merkezi oluyor

Polonya’nın Oswiecim kentinde, Auschwitz’in dikenli tellerinin hemen dışında yer alan ve The Zone of Interest (İlgi Alanı) filmine ilham veren 88 numaralı Nazi evi, 80 yıl sonra ilk kez ziyaretçilere açılıyor.
Nazi kampının komutanı Rudolf Höss’ün ailesiyle birlikte yaşadığı bu yapı, şimdi nefret ve radikalleşme üzerine çalışmalara ev sahipliği yapacak. Höss, bu evde ailesi için cennet gibi bir hayat kurarken, hemen yanı başında toplu katliamları organize ediyordu.
“Bu ev 80 yıl boyunca kapalıydı”
Evin eski sahibi Maria Jurczak, New York Times gazetesine, mülkün kendisine ve ailesine yük olmaya başladığını belirterek, evi satmaya karar verdiğini belirtti.
Aşırıcılıkla Mücadele Projesi (Counter Extremism Project) evi satın alarak topluma kazandırma sürecini başlattı.
Sivil toplum kuruluşunun yöneticisi Mark Wallace, “Bu yer, Holokost kurbanları ve aileleri için 80 yıl boyunca erişilemezdi. Şimdi ise hayatta kalanları onurlandırmak ve tarihin unutulmamasını sağlamak için yeniden açılacak,” dedi.
Restorasyon sırasında tavan arasında Auschwitz mahkûmlarına ait çizgili pantolonların üzerinde solmaya yüz tutmuş mahkûm numaraları, evin geçmişini gözler önüne seriyor.
Details of the Auschwitz commandant's life in this house are not important. What's most important is the house's future—it will turn into a global center to confront radicalization and extremism.
— ARCHER at House 88 (@ARCHERatHouse88) February 7, 2025
Below, #ARCHERatHouse88 Director @jacekpurski speaks with @VanessaGera @AP. pic.twitter.com/yESrzpH35U
Nazi evinin içinde “normal” bir hayat
Jonathan Glazer’ın Oscar ödüllü filmi The Zone of Interest, Rudolf Höss ve ailesinin Auschwitz’in hemen yanında süren gündelik yaşamını çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Film, kampın içindeki dehşeti doğrudan göstermeden, duvarların ardında süren ölümcül düzeni, Alman bir ailenin günlük hayatı üzerinden anlatıyor.
Glazer, Time dergisine verdiği demeçte, Höss ailesinin konforlu hayatına dikkat çekerek, “Beni asıl ilgilendiren, buradaki gündelik hayatın nasıl normalleştiğiydi,” dedi.
Bu bağlamda, kamuya açılan ev, tarihin en karanlık dönemlerinden birinin nasıl bir sıradanlık içinde yaşandığını gözler önüne seriyor.
Evin geleceği
Evin yerine kurulacak olan Auschwitz Nefret, Aşırıcılık ve Radikalleşme Araştırma Merkezi (ARCHER) mekânı sadece bir anı evine dönüştürmek yerine, günümüz tehditlerine karşı bilinç oluşturan bir merkez haline getirmeyi amaçlıyor.
Auschwitz-Birkenau Müzesi Direktörü Piotr Cywinski, devlet destekli soykırım anma çalışmalarının süreceğini ve bu tür projelerin geçmişi hatırlama konusunda son derece mühim olduğunu belirtti. (BG/TY)