LGBTİ+’ların istihdamda karşılaştığı ayrımcılık raporlandı

Kaos GL Derneği’nin yayımladığı, Prof. Dr. Mary Lou O’Neil, Dr. Reyda Ergün, Dr. Selma Değirmenci, Dr. Kıvılcım Turanlı, Doğancan Erkengel, Öykü Deniz Aytemiz’in hazırladığı; Murat Köylü ve Defne Güzel’in editörlüğünü yaptığı "İstihdamda LGBTİ+’ların Durumu 2024 Araştırması" bugün yayımlandı.
Toplam 209 kişinin katıldığı araştırma, LGBTİ+'ların özel ve kamu sektöründeki çalışma koşulları ile maruz kaldıkları ayrımcılık ve nefret söylemini inceliyor.
Öne çıkan bulgular
Rapora göre, özel sektörde nefret söylemiyle karşılaşan LGBTİ+’ların oranı yüzde 30,4 iken, kamuda bu oran yüzde 40,8’e yükseliyor:
“LGBTİAQ+ bireyler resmi olarak evli olmadıkları için şehirlerarası tayin istemede hizmet puanlarına göre daha zor bölgelerde uzun yıllar çalışmak zorunda kalıyor. Meslekte yeni olan ve eşli olanlar işe hemen aile birleşimi durumundan yararlanıp merkezi yerlere gelebiliyorlar.” (Mesleğini belirtmek istemeyen gey erkek)
“Açık birinin kariyer basamaklarını tırmanması mümkün görünmüyor.” (Öğretmen olarak çalışan lezbiyen kadın)
LGBTİ+ çalışanlar istihdam edilmeme riskini bertaraf etmek için zorunlu bir kapalılık stratejisi izliyor. Kamuda çalışanların yüzde 59,2’si ayrımcı tutumlara maruz kaldığını belirtirken, özel sektörde bu oran yüzde 19,6 olarak kaydedildi.
- Kamuda çalışan katılımcıların yüzde 80,3’ü işe alım sürecinde cinsiyet kimliğini/cinsel yönelimini tamamen gizliyor. Cinsiyet kimliğini tamamen açık olarak beyan eden katılımcı sayısı 2.
- Kamudaki 71 katılımcıdan 63’ü, işe başvuru sürecinde ayrımcılıkla karşılaşmadığını söylese de bunların 48’i, kimlik ve yönelimlerinin “belli olmaması” ya da bilinçli olarak gizlenmesi nedeniyle ayrımcılıktan kaçınabildiğini ifade etti.
- LGBTİ+’ların işe başvuru sürecinde yaşadığı ayrımcılık deneyimleri raporda detaylı bir şekilde ele alındı.
İşyerinde destek mekanizması eksikliği
Rapor, işyerlerinde LGBTİ+’lara yönelik bir destek mekanizmasının büyük ölçüde eksik olduğunu ortaya koyuyor.
Kamu sektöründe çalışanların yarısından fazlası, ayrımcılığa uğradıklarında başvurabilecekleri herhangi bir yönetmelik olmadığını belirtti. Özel sektörde ise bu oran yüzde 50’ye yaklaştı.
- Sendika veya meslek örgütlerine üye olan 49 kişiden yalnızca 3’ü kimliğini tamamen açık bir şekilde ifade edebildiğini söyledi.
- Sendikalarda ve meslek örgütlerinde ayrımcılığa uğrayanların oranı yüzde10,2 iken, ayrımcılıkla karşılaşmama nedenini kimliğini gizlemeye bağlayanların oranı yüzde 59,2 olarak ölçüldü.
- Bu örgütlerde fobik söylemlere maruz kalıp doğrudan girişimde bulunanların oranı yüzde 17,6 olarak kaydedildi.
- Kamu ve özel sektörde ayrımcılığa uğrayıp herhangi bir kuruma ya da sendikaya şikayette bulunmayanların oranının birbirine yakın
Raporun tamamını okumak için tıklayın. (DT/TY)